11.22.63

İyi bir bilim kurgu okuyucusu ve izleyecisi olmadığım için teknik ve kurgu bakımından tatmin edici pek bir şey söylemem mantıklı değil. İzleyici gözüyle ise bu kadar önemli tarihsel bir olayın Stephen King tarafından yazılması ve dizi olarak pazarlanma şekli oldukça tatmin edici geldi. Belgesel tadından çıkarak bir ajan edasıyla olayın içinde yer olmak bnce harikaydı. soluksuz tam gün heyecan ve merakla izledim. Eskilerden yansıma kıyafetler danslar arabalar mekanlar çok çok ayrı bir lezzet kattı. Hatta bir Türkiye eleştrisi de yaptım 60 larda Amerika yolları ve binaları böyle ise kat edilmesi gereken bir hayli yolumuz olduğunu açıkça gözler önüne seriyor gözrüyoruz ki dizideki sosyal gelişme şu an Türkiye’deki büyükşehirlerden daha iyi ki taşralar filan ülkemizde yalan. tabiki bunda diziyi referans aldığım için yanılma payım da oldukça yüksek. Diziye gelecek olursak suikasti bi çok yanıyla anlamlandırmaya çalışmış e boru değil adam King.. Geçişler bir türlü oturmadı ama sanki bir an önce karekteri öldürelim ya da şurdan şuraya atlayalım duyguyu düşünceyi betimlemeye gerek duymamış dizi daha çok bu duysal kısmı aşk ile yapmış ve adam arkadaşlık bağı başka bir tabir ile sosyal sermaye ile sürekli bir yırtma durumunda. karekter hem duygusal hem de işlediği cinayetlerden sonra bi şekilde atlatıyor. Danayı öldüremeyecek kadar naifken adam öldürdükten sonra adam akıllı bi travma bile yaşamıyor. Dizi suikast ve aşk muhabbeti arasında gittiği için bu tarz duygusal boşlukları daha hafife almış bu da gerçekçiliği yitirmiş hissettirdi. Kitap nasıl bilmiyorum tabi okuyunca sorun nerede anca o şekilde çıkarabiliriz. Komünizm vurgusu yapılması ve manifestoyu verirken bu doğruları söylüyor diye laf çakması güzel yine komünist adamı yani suikastçiyi kütüphane de işe alırken bir hiyerarşi ve sınıfsal ezme durumunu görüyor olmak dikkatlerden kaçmayacak şeylerdi. Sokak felsefesi yaparsak da geçmişle ne kadar kavgamız olursa olsun onu geri çevirmek bize iyilik yerine kötülük de getirebilir mesajı vermiş. İste hatalar tecrübedir işte hayırlı olan belki öyle olmasıdır gibi muhabbetler de var. Stephen suikasti bu şekilde kuvvet ve muhtemel görüp çözmüş

Yüzüklerin Efendisi – Lord Of The Rings

Efsane film serisi ne denilebilir ki… Hiç kafa yormadan bölüm başı 4 saatten 12 saat her boş günlerde izlenebilir üzerine düşünülebilir ulan amına kodum git at artık şu yüzüğü diye saatlerce kafayı yedirtebilir duygusal bir bağ kurdurtan minnoşko bir film. Genel olarak yine iki zıt iyi ve  kötünün hatta saruman gibi iyi olanların kötü, ya da Boromir gibi niyeti kötü başlayıp iyiye yönelmesi klasik bir aksiyon ortamı hazırlıyor amma velakin işleniş kurgu harika vesselam. Ben bu seride ağaçların yok olması, sanayi toplumuna geçişi anlatışları ve buna yönelik eleştirisinden de etkinlemedim değil. Karanlık gökyüzü o sisli hava kötülüğün anlatımından ziyade fabri bacalarından çıkan dumanın her yanı karartması gibi hissettirdi özellikle de orkların çalışması modern zaman işçiliğinin alenen göstergesi gibiydi. Elfler harika varlıklar değiller mi ya klişe yapam mı elf gözlerini yediğim 🙂 o değil de insanları bu kadar sevmeyin be hani gerçi filmde de insanlar için ne yapılırsa yapılsın asıl baş iyinin hobitler olması sanki her insanın içindeki o küçük güzel insanın yansıması mıdır yoh la yok o kadar da minnoşko düşünmeye gerek yok şirinlermiş onlar şirinler iyi insan olursak hobitleri bile görebilirmişiz :))))) altın yüzüğüm kırıldı hey hüküm dağına düştü duruldu hey dediler frodo geliyor ince bellerim kırıldı .) ayrıkvadi dedikleri de fethiye saklıgöl kanyonu zaten 🙂 iuf fıstık gibi seriyi bu kadar yerel saçma bi noktaya getirdiğim yeter günaha giricem gandalf reis çarpacak şimdi

Bir Rüya İçin Ağıt – Requiem For A Dream

Anasını satayım bu da nesi. Kalbim hüzünle karışık gözlerimden yağdı amk. Bu bağımlılık filan değil aga bu kaçınılmaz sonumuz. Siyahi gardaşlarımın aşağılık psikolojisi içerisindeki durumunu yansıtmış. Bağımlılık odaklı film özellikle sadece uyuşturucu televizyon Vs değil modern zaman bağımlılıklarının insanı ailesinden ayırdığını net yansıtmış. Kitabı da güzel diyolar okumadım fakat aklımın bi köşesine not ettim. “herşey karmakarışık” duygularıyla hareket eden duygusal zekası yüksek olanlar çok kaptırmadan izlemesin. Üzüldüm lan valla üzüldüm yazık çocuklara uyuşturucu filan eyvallah da niye bağımlı oluyon niye satıyon oğlum hadi para buldun git iş güç kur ne işin var elin çomarlarıyla sonra kefalet filan derken gider para. Kızda çocuğa verecem diye içti sıçtı sonra Party Party. Ya işi gücü düzgün iyi aile çocuğu yok mu hadi yok desene çocuğa içme etme diye hep bu ergenler. Gerçi sende haklısın dünyanın amk. Doğru düzgün adam yok ki memlekette. Kadın efsaneydi ya o yaşlarda kadınlar da oluyor amk erkekleri kadınları ikinci plana atmayın sizinle değil kendi ile övünsün. İnsanlar bişeyleri başarmak zorunda değiller toplum tarafından saygı görmek beğenilmek zorunda da değiller onları aşağılık hissettirmek beceriksiz görmek ya da toplumdan dışlamak onları belirli bağımlılıklara sürüklemek hep gözlerinizin suçu. Toplumda var olabilmek için insan olmak yeterli mevki para beğeni değil. Bu biçim film yorumu amk Çağrı 😀

La Grande Bellezza

Çoğunlukla görsel şölen olduğu için bence kurgu zayıf kalmış. Şu 65 yaşında bir yazar ver işte buna yaz filan diyolar o da yazmak istiyor ama spoiler mükemmel güzelliği arıyor filan iki sevgilisi ölüyor ilk sex macerası milli olduğu zamana yönelik bi hikaye filan da vardı. Bu zengin entel gözüken tiplerin ne boktan ne iç acısı hayatı olduğunu filan da anlatmış fakat yalan değil roma sabah güneş batarken filan falan görsel olarak iyiydi aga. Amma bir sanat filmi demem reis basit kaçıyor sanatsal noktalar

The Lobster

Beklentim kadar yüksek değildi bi daha izlemem. Erkek üzerinden kurgulamışlar bide filmi her erkek bi kadını mutlaka tavlamalı yoksa hayvan gibi yaşar diyo 🙂 modern zamanın getirmiş olduğu yalnızlığa vurgu yapıyo da ortak noktalar çift olma çabası filan biraz manipülasyon da yok değil. Otelde kalmalar kaçmalar vs

Dheepan

Dheepan, 2015 Altın Palmiye ödüllünü fazlasıyla hak eden film. Bugün dünyada büyük bir sorun haline gelen mülteci göçleri, göç esnasında ölen insanlar, verilen yaşam mücadelesi, göç etmeyi başaranların yaşadıkları kültürel farklılıklar, hayatta kalma çabaları, uyum süreçleri, uygulanan göç politikaları…

The Thing (1982)

Boş zamanda izlenir. Güven dostluk ve bencillik… konu fena değil. uzay bilim kurgu yılına göre altyapı oluşturmuş. Ulan ben filmden ne anlarım 🙂 izlediklerimi unutuyorum bari burda dursunlarda bakarım 😀

LİMONATA

Çok mu şey bekledim acaba filmden, sıkılmadan izledim orası ayrı fakat ne ağladım ne de güldüm. Her halde biz konuyu verelim insanlar düşünsün düşününce üzülsün dediler zira komedi değildi. Ha güldüm mü valla azcık güldüm ama sinemaya gidip para vermem eğer param olsaydı verirdim. limonata tadında film olmuş 🙂 biraz ekşi biraz tatlı. karakterlerde öyle biraz ekşi biraz tatlılar ki zaten daha çok karakterlere önem vermiş. Ramazanda izlenir anne baba yanında izlenir arkadaşla sevgiliyle izlenmez 🙂

Başkanın Adamları – Wag The Dog

Bu gülümseme çok iyi ya :))))) * sen bu beraber güldüğün mutlu olduğun senin arkanı karşılıksız kurtaran adamı nasıl satarsın nasıl öldürürsün kahpe. Ulan siyasette her şey mübahtır mı savaş mı lan bu.. spoiler verdim de kimse bloga bakmıyor zaten sıkıntı yok 🙂 Hasan Sabbah ile Hasan Tahsin arasında milyonlarca fark vardır fakat herkes Hasan diye hitap eder. Başkan seçtirmek için dönen numaralar filan deriz de baba bunlar tamamen medyadan yürüyor. Reklamcı ve yapımcılığın ne boktan meslekler olduğunu anlatıyor. Kız çocuklarına tecavüz eden başkanları ilah gibi gördüğümüz, hayatımız boyunca böyle insanlara hizmet ettiğimizi ve kendimize dünyaya ve sisteme bir kez daha lanet ettiğimiz bir film

Firefly

güzeldi be sürükledi. bittiğine üzüldüm amk, tam olaylar kızıştı şimdi neler olabilir diye beyin yorarken dizi bitti amk. başlangıç sözleri güzel demi. dünyada bile istediğimiz yerde bağımsızca dolaşamazken uzayın boşluğunda istediğin yere gidiyorsun ve en güzel yani da sıkı yönetime karşı hırsızlığın haklılaştırıldığı özgür ruhun azdığı dizi yerim sizi ya daha güzel olabilirdi gerçi vicdanlı hırsızlar :)))