Ermiş – Halil Cibran

Henüz uykunun en tatlı yerinde kalanlar ve düşünemeyenler için yazılmış bir kitap diye düşünüyorum. Hikayeleştirme şekli kötü öğrentici bir metin olarak yazılmış olsa dahi ben kafası çalışmayan adamlara hitap ediyorum diyor sayın Halil Bey. Diğer kitaplarını okumadığım için yazarlığına bir laf etmek istemiyorum fakat son sayfada ölüyorum diye bu kadar bas bas bağırmaya gerek yoktu son üç sayfa yerine ver son cümleyi geç. Başlıklar içerisinde katılmadığım yorumlar da var fakat gerek duymadım burda not almaya. Biraz da erdemli insan nasıl olmalıyı yaratıcı ile bağdaştırarak yazmaya çalışmış bunda doğayı kaynak göstererek betimleme ve tasnifler yapmış iyi güzel de hem sıkıcı hem de çok basit be abi. Bir aylık ramazan programlarında bile bunun üzerinde çıkıyolar yani. Sanat toplum içindir her insan yaratıcının bir parçasıdır mesajlarını aldık işte bir delil ya da örnek istiyorsanız çevrenize bakmanız yeterli filan baya bunlar üzerine işlenmiş geçmiş kitap. Burda asıl anlatılan bu abimiz gözlem yeteneğine güveniyor, bi çok kafası çalışan insan gibi gözlemler yapmış ve burdan çıkarmış olduğu sonuçları çeşitli kavramlar altında açıklamaya çalışmış. Yani çomarlar okusun fakat her yazılanada katılmasın fakat beyinlerine not etmeleri gereken güzel anekdotlar da var.

Mezbaha 5 – Kurt Vonnecut

Nasıl bir kitap diye okuyan 130 dan sonra okumaya başlasa tüm kitaba hakim olur zaten bi iki gün daha yormasın kendini. Neden mezbaha 5 derken aklıma akrep nasıl bir burçtur şarkısı geldi. Vesaire. Güzel kitap be. İlk başlarda olay akışını olay örgüsünü takip edemedim baya mal mal okudum sonra dedim ki harbi malsın. Günlere yayarak okuyunca unuttum bazı yerleri unutmamak gerekiyormuş ulan bu öncede bi yerde geçiyodu be deyip hatırlamayınca üzülüyor insan onun için hafıza önemli aga o da bende yok tabi. Vesaire. Ortasında savaşın geçtiği bir hayat ve bir hayal Mezbaha 5 :)) Bu kitapla biraz daha tatmin oldum zira bunlar kitap yazıyorsa bende yazarım lan diye atara kalkıp kitap filan yazacaktım. Kuşlar ötüyor kitap bitiyor vesaire. Uykusunda şizofren olmak nedir onu çözemedim bak baboli yoksa bn mi öyle algıladım olayı emin değilim. Ha ben hala zamanda yolculuk yaptığına inananlardanım öyle daha çekici bazı sahneler. Ulan bni de öyle bi savaşa soksanız bn ölürdüm heralde zaten göbeğimde var hepsi bir yana Almanyanın da Amerikanın da İngilterenin de taaaaaaaaaaaa geçmişini geleceğini ulan bitirdiler bizi be Allah tan Ruslar var yirim onları bide güney Amerika tabi bunlar güzel insanlar neyse kitaptaki konumuz bu değil amaçtan sapmayalım gerçi sapsak ne olur adam meme çizmiş kitapta daha ne yapsın. Kitabın özeti de bul zengin şişko bi hatun hayatını yaşa ama dergiden 31 olmaz o ne amk kaç yaşında adamsın yakışıyor mu her neyse zengin hatun şart valla deli meli aldı adamı paşalar gibi yaşadı keşke az da aklı olaydı gerçi aklı olan o hatunu alır mı bilmiyorum da parasızlık babacım yani nabacan şerefinle ölecen mi bi patates soyacağına dizerler kurşuna. Ya bu kitabı okuyanlar acaba 30 tane rus hatunu sikemeden bombaladılar ya orada bi üzüldü mü acaba heder oldu karılar diye ulan ağza bak ne pis konuştum neyse ben bi şevişip geliyorum bays

Willard ve Onun Bowling Kupaları – Richard Brautigan

Brautigan; adam hunharca sevişti okuyucuyla, elimizi kolumuzu bağladı saatlerce soluksuz bir serüven yaşattı sonra tüm bu yaşattıklarına rağmen bi anda çekti gitti boşlukta kalakaldık. Zevkli bir rüya ya da heyecanlı geçen bir gecenin ardından yalnız uyanmak gibiydi… Hayatında beceriksizlikler yaşayan bir grup insanların sahip oldukları tek güçte ve beceride onu sonuna kadar sahiplenmesi ve o uğurda bir çok başarı elde edebiliyor olması da var gibi sanki

Olağanüstü Bir Gece – Stefan Zweig

Stefan Zweig sevmeyen insan oldukça azdır sanırım.. Ben hala Amok Koşucusu’nda kaldım herhalde ilk okuduğum o olduğu için olabilir yok yok amok iyiydi abi. Olağanüstü bir gece, açıkçası van gogh abimizin yıldızlı gece tablosu olduğu için kapağında dikkatimi çekmişti. Amma velakin Zweing’ın yazarlığına laf etmemekle birlikte konu pek hoşuma gitmedi. burdan sonrası yaldır yaldır spoiler ona göre: Abi bildiğin zengin vicdan rahatlatma sporunu çok iyi bir şey gibi okutturuyor dayı bize. ya o tarihlerde öyle miydi acaba filan diyorum da yok baba madem çok düşünüyorsun fakiri sat malını mülkünü, amk para verdim mutlu oldum para büyük yük sevinsin garibanlar bu nedir lan. bide ben insan oldum diye kendi sosyal tabakasını aşağılıyor gavat. babacım şu mevzuyu anladık dersin süpermanlik ama bu iş böyle olmaz. hayattan bir beklentisi ya da amacı olmayan insanlar başka insanlar için yaşamaya başlar, yani diğer insanların süpermani olmak ister. süper meni de olabilir neyse bu kötü şakayı yapmadım varsayalım. haliyle işte başkaları mutlu olunca bnde mutlu oluyorum, ay iyilik meleği miyim şapşik miyim ben filan durumları da oluyor. Ama üç kuruş ver dağıt yaşasın ben yoh baba öyle bi dünya senin verdiğin üç kuruş ile o anlık mutlulukla olacak iş değil vicdanın mutlu olsun işte lan dakika başı sadaka vereceğine işe al bi bok yap sat malını mülkünü işe yarasın aq. bide diğer parası olanları küçümsüyor filan ya kahpe nasıl sinir oldum lan sanki dünyayı kurtardın aq papucumun süpermeni. ha suç işlemenin ya da kuralların dışına çıkmanın vermiş olduğu haz ya da sıradan zenginliğin vermiş olduğu toplumsal rolün dışına çıkış güzel. insanların kukla gibi rol oynamayı bırakması kendini keşfetmeye çalışmasını alttan işlemiş e edebi yanı da babanın iyi yani bir suçun yasağın cezbediğciliği ya da verdiği hazzı da sevdim hissettim oruç oruç su içmeyi filan düşündüm 🙂 zenginlik kötü fakirlik zor sosyal sınıf sosyal sınıf nerde benim elma şekerim hadi öptüm.. ha sevdim seversinizde kendinizden bir sürü şey görürsünüz yaşarsınız gördükçe okumak istersiniz de bn böyle bitsin istemezdim sadece

Yabancı – Albert Camus

Dünyaya o kadar alıştık ki getirdiklerinin yanında götürdüklerini düşünmemeye başladık sonra da hiçbir şey düşünmemeye başladık. duygusuzadamlar* olduk. ruhumuz öyle sıkıntı içine girdi duygular hayat yaşantılarımız ve amacımız öyle karıştı ki toplumun ve sistemin taleplerini yerine getiremeyenler o güzel insanlar büyük bunalımlar yaşadı ve yaşıyor da. itildi dışlandı psikolojisi bozuldu darldı darlandı

HAYVAN ÇİFTLİĞİ – GEORGE ORWELL

Bütün hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar daha eşittir. Süper soluksuz okunacak bir eleştiri. sosyalizme ve kapitalizmin insanlar üzerindeki etkisine yazılmış kitapta da belirttiği gibi Stalin’e yönelik yazılan bir yergi.